Mimari&Tasarım

Tudor Tarzı Mimari Nedir, Özellikleri Nelerdir?        

Tudor Tarzı Mimari Nedir, Özellikleri Nelerdir?

Mimariler arasındaki çarpıcı özellikleri ile dikkat çeken Tudor mimarisinin tarihi 500 yıldan daha eskidir. İngiltere’de insanların bacalarını göstermek istemesi ile ortaya çıkan bu mimari, 15. yüzyıl için yeni ve çok bilinmeyen bir teknik idi.

Tamamlanmamış ahşap kirişler, eğimli çatılar ve büyük bacalar Tudor mimarisinin karakterize özelliklerindendir. On beşinci yüzyılın Orta Çağ İngiltere’sinde, kraliyet ailesinde ortaya çıkan ve ülkenin önde gelen aileleri arasında popüler olan bu mimari tarzı, birkaç yüzyıl içerisinde halk arasında hızlıca yayılmıştır. İngiltere’de yaygın olarak kullanılan Tudor mimarisinin en popüler ikinci dönemi ise Amerika’da yaşanmıştır.

Tudor tarzının en göz alıcı özelliklerinden birisi de meşakkatli yapımı ve büyüleyici tarzı ile “Masal Kulübesi” görünümüdür.

Tudor Nedir?

Tudor tarzı mimari, 1485-1603 yılları arasında ortaya çıkmıştır. İsmini Tudor Hanedanlığı’ndan alan bu tarz, günümüzde hala dünyanın belli bölgelerinde tercih edilmektedir. Rönesans mimarisinin İngilizler tarafından beğenilmesi ve Geç Gotik döneminin benimsenmesinden hemen sonra ortaya çıkmıştır. Geç Gotik dönemi, evleri beyaz dolgu paneller ve siyah ahşap dikmeler ile dikkat çekmekteydi. Elbette, bu tarz yalnızca insanların gözüne hitap etmesi için uygulanmamıştır. Dönemin şartları göz önünde bulundurularak ve mevcut olan malzemeler esas alınarak oluşturulmuştur. İngiltere coğrafi konum itibari ile ahşaba kolay erişebilen bir ülkedir. Bundan dolayı dolgu paneller, çubuklar ve çamurdan yapılan bu binalar o yıllarda daha ucuza mal olmaktaydı.

Tudor Tarzı Mimarinin Özellikleri Nelerdir?

Tudor Tarzı Mimarinin Özellikleri Nelerdir?

Tudor Tarzı Mimarinin Özellikleri Nelerdir?

Mimarlık literatürlerine göre kullanılan şekilleriyle Tudor mimarisi, küçükken izlediğimiz çoğu çizgi filmde ve dönem filmlerinde karşımıza çıkmakta idi. Tarzıyla herkesi büyüleyen Masalsı Evler, İngiltere’nin soğuk iklim koşullarından korunmak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bu tarzın en karakteristik özellikleri yoğun ahşap kullanımı, büyük dikdörtgen ve zengin cumbalı pencerelere sahip olması, dikkat çeken çatıları ve ilginç ve büyük bacaları olarak sıralayabiliriz. Tudor mimarisine sahip binaların diğer binalar ile ortak özelliği genelde üst üste binen ve öne bakan ızgaralara sahip eğimli bir çatısı olmasıdır. Bununla birlikte, çoğunlukla tuğla kaplı ancak ahşap çerçeveler ile de desteklenen bir dış cephe (tuğlaların arasında alçı veya taş bulunan geniş aralıklı ahşap levhalar) ve düzenli bir sayıda yerleştirilmiş çok sayıda taş veya tuğla kullanımı da Tudor tarzı mimarinin özellikleri arasındadır.

Mimarinin özelliklerine göz atacak olursak:

Genel Görünüm

Tudor tarzı evler benzersiz görüntüleri ile bir dönem kişilerin gözde mimarisi idi. Yazlıklara benzer dış cepheleri ile belirgin bir görünüme sahiplerdir. Asimetrik çatı hatları, yarı ahşap kurşunlu pencereler ve çeşitli yapı malzemelerinin kullanımı Tudor evlerini farklı kılan özelliklerden biridir.

Rönesans Revival mimarisinde “Tudor, Sahte Tudor, Tudor Revival, Elizabethan, Tudorbethan ve Jacobethan” olarak da anılmaktadır. Tudor ve Elizabeth dönemi emsalleri, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerinde, 19. ve 20. yüzyılda yapılan kır evlerinin tasarımına ilham kaynağı olmuştur.

Tudor evler büyük ve yarı ahşap beyaz sıva kaplama bölümlerine sahip tuğladan yapılan ve orta çağ görünümüne sahip olan çok katlı büyük evlerdir. Evler genellikle keresteden ve sazdan yapılmıştır.

Tudor evlerinde çatı her zaman ayırt edici bir özellik olup, çatılar üçgen ve oldukça diktir. Genellikle küçük çatı pencereleriyle kaplıdır.

Baca inşa etmek o dönemlerde yeni bir teknik olduğundan Tudor tarzı mimari, tamamlanmamış ahşap kirişler, eğimli çatılar ve çıkıntılarla karakterize edilmiştir.

 Kapılar ve Pencereler

Tudor evlerinde kullanılan pencereler aynı zamanda orta çağ mimarisine de benzersiz bir göndermedir. Pencereler uzun ve dardır ve birden çok bölmeye sahiptir. Bazen dikdörtgen, bazen elmas şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Büyük pencere grupları yaygın olsa da birinci veya ikinci katta cumbalı pencereler olarak adlandırılan pitoresk yüzer cumbalı pencerelere de rastlamak mümkün idi. Ön kapılar çoğu zaman evin merkezinde olmasa da Tudor tarzı evlerde mimari anlamda önemli bir yere sahiptir. Bu kapılarda tipik olarak tepesinde yuvarlak bir kemer bulunmaktadır.

Tudor Tarzı Mimari Tarihçesi

Tudor mimari, İngiltere’deki Tudor Hanedanlığı’nın ilk döneminde ortaya çıkan Orta Çağ mimari tarzıdır. Dönemin kralı Henry tahta çıktığında Vatikan ile arasının açılmasıyla birlikte kendisini İngiltere’deki kilisenin başkanı ilan etmiştir. Bu olay manastırların bastırıldığı bir dönemi başlatmıştır. Manastırların önemini yitirmesi ile seçkinler inşaatlara daha fazla yatırım yapmaya başlamıştır. Bununla birlikte taş malzemeler kiliseler tarafından daha az kullanıldığı için daha yaygın hale gelmiştir.

İktidardaki hükümdara bağlı olarak Tudor tarzı mimarisi de Elizabethan ve Jacobean gibi stillerden oluşmaktadır. Bu stiller erken Gotik mimarisinden biraz farklı olmakla birlikte Rönesans esintilerine sahiptir. Tudor Hanedanlığı’nın ilk dönemlerinde mimari tarz, Gotik unsurlarından tamamen arınmadığından bu ilk üsluba Tudor Gotik mimari tarzı denilmektedir. Büyük boyutlu geniş yapılardan daha küçük ve daha karmaşık tasarımlı özelliklere geçiş bu dönemden sonra olmuştur. Kilise zanaatkarları, Rönesans Dönemi’nin bazı unsurlarını benimserken eski Gotik mimarisine bağlı kalmayı tercih etmişlerdir.

  1. yüzyılın ikinci yarısında Tudor mimarisinde yeniden canlanma olmuş ve bu yüzyılın sonunda akım Amerika’ya kadar ulaşmıştır. İngiliz tarihinde aynı dönemlerde, Elizabeth ve Jacob kelimelerinin birleşimine dayanan Jacobethan adıyla anılmıştır. Bu canlanma, vatanseverlik akımıyla Amerikan tarzı binaların tercih edildiği İkinci Dünya Savaşı’na kadar devam etmiştir. Tudor mimarinin popülerliğinin azalmasına yol açan diğer faktörler ise malzemenin ve bakımının pahalı olmasıdır. Daha sonrasında 20. yüzyılın sonlarında ikinci Tudor canlanması meydana gelmiş ve bu aşamada inşa edilen evlere de Mock Tudor evleri denmiştir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.